Kişisel Verilerin Gizliliği Eskişehir Avukat Başarılı Avukat Kişisel Verilerin Gizliliği

Kişisel Verilerin Gizliliği Eskişehir Avukat Başarılı Avukat Kişisel Verilerin Gizliliği

Kişisel Verilerin Gizliliği Eskişehir Avukat Başarılı Avukat Kişisel Verilerin Gizliliği

Kişisel Verilerin Gizliliği Eskişehir Avukat Başarılı Avukat Kişisel Verilerin Gizliliği Kişisel Verilerin Gizliliği Eskişehir Avukat Başarılı Avukat Kişisel Verilerin Gizliliği
Koçak Hukuk

Kişisel Verilerin Gizliliğini İhlal Suçu

09.07.2019
Koçak Hukuk | Kişisel Verilerin Gizliliğini İhlal Suçu

 TÜRK CEZA KANUNUN 135.MADDESİ

Çağımızda kişilerle ilgili kayıtların bilgisayar ortamlarına geçirilip muhafaza edilmesi uygulamasına bazı kurum ve kuruluşlar tarafından başvurulmaktadır; hastanelerde hastalara, sigorta şirketlerinde sigortalılara, bankaların ve kredili alışveriş yapılan mağazaların müşterilerine ilişkin kayıtlar, böylece tutulmaktadır. Bu bilgilerin amaçları dışında kullanılmasından veya herhangi bir şekilde üçüncü şahısların eline geçerek hukuka aykırı olarak yararlanılmasından dolayı hakkında bilgi toplanan kişiler büyük zararlara uğrayabilmektedirler. Bu bakımdan, kişilerle ilgili bilgilerin hukuka aykırı olarak kayda alınması suç olarak tanımlanmıştır. 

Suçun konusu, kişisel verilerdir. Gerçek kişiyle ilgili her türlü bilgi, kişisel veri olarak kabul edilmelidir. 

Söz konusu suç tanımında kişisel verilerin bilgisayar ortamında veya kağıt üzerinde kayda alınması arasında bir ayırım gözetilmemiştir. Bu bakımdan, söz konusu suç tanımı ile Avrupa Konseyi bünyesinde hazırlanan Türkiyenin de 28 Ocak 1981 tarihinde imzalamakla taraf olduğu Kişisel Nitelikteki Verilerin Otomatik İşleme Tâbi Tutulması Karşısında Şahısların Korunmasına Dair Sözleşme’nin ilgili hükümlerine geçerlilik tanınmıştır. 

Bu suçun oluşabilmesi için, kişisel verilerin hukuka aykırı bir şekilde kayda alınması gerekir. Kişinin rızası ile kendisiyle ilgili bilgilerin kayda alınmasının suç oluşturmayacağı muhakkaktır. Belirli nitelikteki kişisel verilerin kayda alınması kanun hükmünün gereği olarak yapılmaktadır. Bu bakımdan, çeşitli kamu kurumlarında verilen kamu hizmetinin gereği olarak kişilerle ilgili bazı bilgiler ilgili kanun hükümlerine istinaden kayda alınmaktadırlar. Bu durumlarda, söz konusu suç oluşmayacaktır. 


Suçun temel şekli Türk Ceza  Kanununun 135. Maddesinin birinci fıkrasında belirlenmiştir


MADDE 135 /1 Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. 

Yargıtay’a kişisel veri kavramını emsal bir kararında şöyle açıklamıştır.‘"Kişisel Verilerin Kaydedilmesi" suçunun konusunu oluşturan kişisel veri kavramından, kişinin, yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı, herkes tarafından bilinmeyen ve/veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olmayan, kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli, gerçek kişiye ait her türlü bilginin anlaşılması gerektiği,  12.CD. 26/04/2017, 15816/3462 Şen, Türk Ceza Kanunu Yorumu, (2006), sh.601 

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısının gerekçesinde ise, "kişisel veriler; sadece bireyin adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibi onun kesin teşhisini sağlayan bilgiler değil, aynı zamanda kişinin akli, psikolojik, fiziki, kültürel, ekonomik, sosyal ve sair özelliklerine ilişkin verilerdir. Bir kişinin belirli veya belirlenebilir olması, mevcut verilerin herhangi bir şekilde bir gerçek kişiyle ilişkilendirilmesi suretiyle, o kişinin tanımlanabilir hale getirilmesini ifade eder. Yani verilerin; kişinin fiziksel, ekonomik, kültürel, sosyal veya psikolojik kimliğini ifade eden somut bir içerik taşıması veya kimlik, vergi, sigorta numarası gibi herhangi bir kayıtla ilişkilendirilmesi sonucunda kişinin belirlenmesini sağlayan tüm halleri kapsar. Isim, telefon numarası, motorlu taşıt plakası, sosyal güvenlik numarası, pasaport numarası, özgeçmiş, resim, görüntü ve ses kayıtları, parmak izleri, genetik bilgiler gibi veriler dolaylı da olsa kişiyi belirlenebilir kılabilme özellikleri nedeniyle kişisel verilerdir' biçiminde geniş bir şekilde göste- rilmiştir.  24/03/2016 gün ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 3. maddesinin (d) bendinde kişisel veri, "kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi," ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.

KİŞİSEL VERİLERİN GİZLİLİĞİNİ İHLAL SUÇUNUN CEZASI :

Suçun temel şeklinde BİR YILDAN ÜÇ YILA KADAR HAPİS cezasıdır


Yargıtay emsal bir kararından ‘Özel hayata ilişkin  bir görüntü ve sesin "kişisel veri" olduğunda kuşku bulunmamakla beraber kişinin  özel hayatına ilişkin görüntüsü ya da sesinin, bilgisi dışında resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip aletle belli bir elektronik, dijital manyetik yere sabitlenmesi 5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesinin 2. cümlesinde; rızası dışında ifşa  edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, aleniyet kazandırılması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması 5237 sayılı TCK'nin 134 maddesinde özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında düzenlendiğinden kişinin özel hayatına ilişkin görüntüsü, fotoğrafı ya da sesinin, yasal anlamda  kişisel veri olarak değerlendirilemeyecektir. Yargıtay uygulamasında mağdurun baş ve yüz kısmını gösteren resimleri, mağdurun başkalarının görmesini ve bilmesini istemeyeceği özel yaşam alanına ilişkin bir görüntü olarak kabul edilemeyeceğinden, mağdurun kişisel veri niteliğindeki resmini, hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmaması nedeniyle hukuka aykırı olduğunda tereddüt bulunmayan bir yöntemle yayımlayan sanığın eyleminin, TCK'nin 136 1. fıkrasında tanımlanan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturacağı’ 12. CD. 02.10.2012, 2012/20543-2012/20422 kararını vermiştir.


CEZAYI ARTIRAN HAL

Maddenin ikinci fıkrasında, kişilerin siyasî, felsefî veya dinî görüşlerine, ırkî kökenlerine, ahlâkî eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kayda almak, suç olarak tanımlanmıştır. Ancak, bunlardan kişilerin ahlâkî eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgilerin kayda alınmasına kanunlarda özellikle suçlulukla mücadele bağlamında, suç ve suçluların ortaya çıkarılmasını sağlamak amacıyla belli ölçüde izin verilebilir. Bu durumlarda söz konusu suç oluşmayacaktır. Cezayı artıran hal Türk Ceza  Kanununun 135. Maddesinin ikinci  fıkrasında

2) Kişisel verinin, kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması durumunda BİRİNCİ FIKRA UYARINCA VERİLECEK CEZA YARI ORANINDA ARTIRILIR. 

Şeklinde ifade edilmiştir.


VERİLERİ HUKUKA AYKIRI OLARAK VERME VEYA ELE GEÇİRME SUÇU  

Bu suç Türk Ceza  Kanununun  136.maddesinde düzenlenmiştir.

FACEBOOKTA,INSTAGRAMDA YAHUT DİĞER SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA  HABERSİZCE FOTOĞRAF YAYINLAMAK SUÇ MUDUR ?

Facebook’ta kişilerin haberi olmadan fotoğraf yayınlama suçu yayınlanan fotoğrafın i̇çeriğine göre değişmektedir.

Sadece baş ve  yüz kısmını gösterir fotoğraflar kişilerin haberi olmadan yayınlanırsa Türk Ceza  Kanununun  136.maddesinde düzenlenen suç oluşacaktır.Ancak kişinin  bikinili fotoğraflarını paylaşmak TCKnun 134. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacaktır.


Yargıtay emsal bir kararda “Olusa ve dosya kapsamına göre; sanığın, katılanın facebook profil resmini alıp sahte isimle  açtığı facebook hesabında profil resmi olarak kullanıp, katılan ile aynı işyerinde çalışan Nuriye adlı  kişiye arkadaşlık teklifinde bulunması şeklinde sübut bulan eyleminin verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturacağına ilişkin yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir .


12.CD. 04/10/2017, 3450/7031” demek suretiyle bu durumu belirlemiştir ve yine bir başka emsal kararında  “Sanığın katılan adına açtığı sahte facebook adresinden katılanın bikinili fotoğrafını yayınlayan sanığın sübut bulan eyleminin TCK'nin 134/2. madde ve fıkrasında düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu gözetilmeden, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde TCK'nın 136/1. madde ve fıkrasında düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,” 12.CD. 27/11/2017, 250/9459Kararlarını vererek buradaki kıstaslarını belirlemiştir.


Bu madde hükmü ile hukuka uygun olarak kaydedilmiş olsun veya olmasın, kişisel verileri hukuka aykırı olarak başkalarına vermek, yaymak veya ele geçirmek, bağımsız bir suç olarak tanımlanmıştır.

Türk Ceza  Kanununun 136/1 uyarınca  ‘Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi İKİ YILDAN DÖRT YILA KADAR HAPİS CEZASI İLE cezalandırılır.


VERİLERİ HUKUKA AYKIRI OLARAK VERME VEYA ELE GEÇİRME SUÇUNUN NİTELİKLİ   HALLERİ

Türk Ceza  Kanununun  137  Madde metninde bu Bölümde tanımlanan suçların daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektiren nitelikli hâlleri tanımlanmış bulunmaktadır.

MADDE 137 - (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların;

a) Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle,

b) Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,

İşlenmesi halinde, VERİLECEK CEZA YARI ORANINDA ARTIRILIR.

Bu suçlar da soruşturma ve kovuşturmanın şikayete tabi olup olmadığı meselesi:

TCKnun 135,136 ve 137. Maddelerdeki suçlar şikayete tabi olmayıp kamu davası olarak takip edilir.Ancak 134. Maddedeki özel hayatın gizliliği suçu ve 138. Maddedeki silinmesi gereken verileri silmeme suçu şikayete tabidir.

SİLİNMESİ GEREKEN VERİLERİ SİLMEME SUÇU

Türk Ceza Kanunun 138.Maddesi   hükmü ile, hukuka uygun olarak kaydedilmiş bulunan verilerin kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına rağmen yok edilmemesi ,bağımsız bir suç olarak tanımlanmıştır.


SİLİNMESİ GEREKEN VERİLERİ SİLMEME SUÇUNUN CEZASI

MADDE 138 / 1 Kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olanlara görevlerini yerine BİR YILDAN İKİ YILA KADAR HAPİS CEZASI verilir.

CEZAYI ARTIRAN HALLER 


(2) Suçun konusunun Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre ortadan kaldırılması veya yok edilmesi gereken veri olması hâlinde VERİLECEK CEZA BİR KAT ARTIRILIR.


Eskişehir Avukat Gürler Koçak